Geçmişinden Utanmak
[ 23/1/2003 - 18:15 ]  By Atin  anadolu@atin.org

Geçenlerde yayınladığımız“Bir Resmin Hikayesi” başlıklı yazının MİT Müsteşarı Şenkal...

Geçenlerde yayınladığımız “Bir Resmin Hikayesi” başlıklı yazının, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’u çok rahatsız ettiği anlaşılıyor.

Atasagun, “Malum web sayfasında uzun süreden beri sergilenen, psikolojik bir rahatsızlığın ürünleri olan, şahsımı ve başında bulunduğum kurumu hedef alan, yalan ve iftiralara karşı gereken hukuki çalışmalar yapılmaktadır” demiş.

Öncelikle şunu belirtelim ki bu sayfalarda şimdiye kadar yalan bilgi vermemeye son derecede dikkat ettik. Biz, “MİT’te çetelerle ilişkili personeli ayıklıyoruz” deyip, mafya istedi diye bizi ve bizimle çalışan birkaç memuru MİT’ten uzaklaştıran Şenkal Atasagun gibi iftiraya da başvurmadık. Hatta, “Dudayev’in ölümüne Şenkal Atasagun neden oldu” gibi onun aleyhinde çıkan haberleri de yeri geldiğinde yalanladık. Çünkü yalanın uzun ömürlü olmadığını iyi biliyoruz.

Atasagun, kendine yönelik eleştirileri, başında bulunduğu kurumla özleştirmiş. Bizim, yıllarımızı verdiğimiz Milli İstihbarat Teşkilatı ile herhangi bir sorunumuz yok, olamazda. Kurumlardan değil, o kurumlara yakışmayan kişilerden bahsediyoruz.

Atasagun Martı Motelde kısa bir dönem güvenlik görevlisi olarak çalıştı. Daha sonra da “bu iş bana göre değil” diye ayrıldı. Brüksel'de de Türk marketlerine toptan mal satan bir arkadaşının yanında 6 ay kadar çalıştı. Yapamadı, oradan da ayrıldı. Bir müddet hiç bir iş yapmadı, elindeki birikimini giyim sanayiinde çalışan bir arkadaşına vererek çalıştırdı ve oradan gelen gelir ile hayatını idame ettirdi. O yalanlasa da doğrusu budur. Bunda utanılacak bir yön yok ama anlaşılıyor ki geçmişi Atasagun’u rahatsız ediyor.

Atasagun yazımızdaki en önemli hususa, yani Teşkilata ait tarihi köşkle ilgili duyumlarımıza hiç değinmemiş. Neden acaba? “Bana lazım” diye o köşkte oturan İstanbul Başkanı’nı çıkarttırmadı mı? O köşkü ve Anadolu yakasındaki bir yalıyı, MİT’in uçaklarını özel işleri, şahsi dostları ve tanıdıkları için kendi malları gibi kullanmadılar mı? Bugün makam sahibidir, gücünü kullanarak bunları örtbas edip yalanlayabilir. Peki yarın?


Bakalım, Atasagun emekliliğinde tarihi köşkte mi oturacak yoksa adada satın aldığı eve yerleşip, Öcalan’a komşu mu olacak?