Header $articleheadline_he$ "ArticleHeadline" Detay Sayfa Header

 

 

     

 

 

 
2021-07-15

Detay Sayfa

Tüm Dosyaların Listesi

News Database Template Page Example

SON TV Yazıları:İBRET BELGESİ

3/11/2013 - 05:00 - Mehmet EymürYorumlar Bu Yazıyı Bir Tanıdığına Yolla Bu Yazıyı Yazdır  

      

SON TV Yazıları: İBRET BELGESİ


Bu gün size bir ibret belgesi sunacağım. Eski bir olay, bir silah, uyuşturucu kaçakçısı ile devletin en üst kademelerine gelmiş kişiler arasındaki ilişkileri belirleyen bir belge, kutlama merasimi sırasında çekilmiş bir film.



Kahramanların çoğu göçüp gitmiş

Gerçi olayın kahramanlarının çoğu göçüp gitmiş ama benim niyetim onları mezarlarında rahatsız etmek değil, Allah günahlarını affetsin. Esas ortaya koymak istediğim devletin gücünü kötü bir şekilde kullanan resmi kişiler. Eğer bu ülkenin güvenliği ile ilgili kişiler, namuslu, onurlu, kendilerine tanınmış imkânlar ile yetinen insanlar olurlarsa, ne kaçakçısı ne de diğer kanunsuz faaliyetleri yürütenler kendilerine hareket sahası bulamazlar.

1.nci MİT Raporu

Kamuoyunda 1.nci MİT raporu olarak bilinen ve 1987 yılında basına yansıyarak uzun süre gündemde kalan "Banker Bako Olayı, Polis İçindeki Çekişme ve Yeraltı - Polis - Kamu Görevlileri İlişkileri" isimli istihbarat raporu, o tarihte sadece raporu kaleme alan ve rapora sahip çıkanların başını yedi. Hiçbir makam raporda yazılanların doğruluğunu araştırmadı, hiç bir yetkili raporda yazılanlarla ilgili tedbir almadı. Raporda suçlanan isimlerin birçoğu, etkin ve önemli mevkilere getirildiler. Sistem doğrudan yana işlemedi. Neticede “Çeteleri”, "Susurluk'u", "Banka Soygunlarını", bitmek tükenmek bilmeyen "yolsuzlukları" hep birlikte yaşadık, yaşıyoruz.

Kanunsuzluğun Gücü

İllegal faaliyetlerin para ve şiddet kullanma gücü o kadar etkili ki, her suç rahatlıkla örtülüyor, hatta olay tersine dönüp, görevini doğru dürüst yapanın hayatını karartacak hale getiriliyor.

En Şaibeli Polis Müdürü

Türkiye’de hiçbir başka yerde rastlanmayacak bazı olaylara ve kavramlara şahit olabilirsiniz. Mesela İstanbul’da pırıl-pırıl, hevesli genç polisleri yetiştiren “Polis Meslek Yüksek Okulu’nun adı, bu ülke için görev yaparken şehit olmuş bir polisin değil, Türkiye’nin en şaibeli Polis Müdürü Şükrü Balcı’nın adı verilmiştir.

Size sunacağımız belgedeki kişilerle de yakın ilişkileri olan, Türkiye’nin en büyük kaçakçıları ile ortaklıklar kurmuş bir Polis Müdürü’dür Şükrü Balcı.

Kime Özenmeli?“

İstanbul Şükrü Balcı Polis Meslek Yüksek Okulu” ismi, sanki özendirici ve örnek olsun gibi konmuş… O adın altında da Atatürk’ün “HERKES BİLİYOR Kİ VE BİLMELİDİR Kİ POLİS VE JANDARMA KUVVETLERİ VATANDAŞLARA HUZUR VE SÜKUN TEMİN EDEN CUMHURİYETİN KANUNLARINA VE MEDENİYET DÜŞMANLARINA KARŞI KULLANDIĞI BİR KALKANDIR” sözü var.

PKK bile kamplarına ve eğitim tesislerine kendilerine göre şehit addettikleri terörist “Mahsun Korkmaz’ın” ismini vermiş. Milli değerleri alt üst eden daha bir sürü başka örnek de vermek mümkün.

İçişleri Bakanımız Sayın Muammer Güler’i yeni görevi dolayısıyla en iyi dileklerimle kutlarken bu konuya dikkatini de çekmek isterim.

Kuru Yük Gemisi

Bahsettiğim belge 6 veya 7 Ekim 1984’de Tuzla’daki Gün Sin Tersanesinde Yedsan şirketince inşa ettirilen 600 DW-Ton’luk Yamak Kuru Yük Gemisi’nin denize indirilişinin merasimi ile ilgili.

Geminin ve Yedsan’ın sahibi, “Topal Yaşar” namı ile tanınan ve silah-uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen Yavuz Yaşar Yamak isimli sabıkalı.

MİT ELEMANI KAÇAKÇILAR

Banker Bako raporunda Yaşar Yamak’tan bahsetmiş, onun zamanın 1.nci Ordu ve Sıkıyönetim komutanı ve bu açılış sırasında Genelkurmay Başkanı olan Necdet Üruğ tarafından MİT İstanbul Başkanı Nuri Gündeş’e tavsiye edilerek MİT elemanı yapıldığını belirtmiştik.

Abuzer Uğurlu gibi Yaşar Yamak da hem MİT’çi olmuş, hem de büyük çapta kaçakçılığa devam ediyordu. Daha büyük faaliyetler için, daha büyük gemilere ihtiyaç vardı. İşte 6 Ekim günü denize inen ve daha sonra büyük bir kaçakçılık olayında yakalanan 600 DW-Ton’luk Yamak gemisinin denize inişi onun için milli bayram gibi büyük bir merasimle kutlanıyordu.

Bir Otobüs Dolusu Askeri Bando

Askeri bando, üstü branda ile kapatılmış protokol sahası, büyük bir kalabalık. Üst rütbeli askerler, milletvekilleri, işçi sendikaları temsilcileri, basın mensupları, MİT’çiler, yeraltı dünyasının tanınmış babaları, tanınmış kaçakçılar hepsi bir arada.


Yamak gemisi denize indirilmeden önce Kuran okunuyor, kurban kesiliyor ve İstiklal Marşı söyleniyor, günün önemini belirten konuşmalar yapılıyor. Gemi Karadeniz folklor ekibinin kemençe eşliğindeki oynanan horonlarla denize indiriliyor.

Protokol çadırının karşısında duvara dayanmış sayısız çelenk. Çelenkler soldan sağa önem sırasına göre dizilmiş. Soldan ikinci çelenkte “ay yıldız ve çıpa” bariz bir şekilde gözüküyor. Elde edilen film, orijinalinin silinmiş olduğu ancak özel cihazlarla geri getirilmiş halidir. Kurtarılmış görüntülerde kötü ve tam olmayan bir parçası olduğundan çelenklerin üstünü okumak kabil değil.

Yamak gemisi denize indirilmeden önce Kuran okunuyor, kurban kesiliyor ve İstiklal Marşı söyleniyor. Gemi Karadeniz folklor ekibinin kemençe eşliğindeki oynanan horonlarla denize indiriliyor.

Protokol

Protokol’deki en kıdemli üniformalı subay, 12 Eylül sabahı bir grup subay ve astsubayla Meclis'i teslim alan ve bilahare TBMM Garnizon Komutanı olan, gemi indirme merasimi sırasında da Tuzla Piyade Okul Komutanı Tümgeneral Şamil Özdilli.

Özdilli Paşa Eylül 2009 Yılında vefat etmiş olan bir “Kore Gazisi”. Gazi Paşamız bu kutlamaya kendi rızası ile mi gelmiş, yoksa yukardan emir mi almış belli değil. Muhtemelen emir almıştır.

Paşa’nın yanında oturan Türk-İş Genel Başkanı Şevket Yılmaz da 19 Ağustos 1999’da depremde hayatını kaybetmiş. Şevket Yılmaz merasim de konuşma yapanlardan.

Çetelerin Korkulu Rüyası!

En önde şeref misafirleri için ayrılmış bölümde tanıdık, meşhur bir sima var. Çetelerle müthiş bir mücadeleye girdiğini söyleyen ancak yeraltı dünyası ile ilişkileri, usulsüz inşaat ve banka ihaleleri ile dosyası kabarık olan Mesut Yılmaz. Yolsuzluk suçlaması ile 1998’de hükümeti düşen ilk Başbakan…

Yılmaz ve Çatlı

Geçen yıl Taraf Gazetesi’nde Mesut Yılmaz’la ilgili ilginç bir iddia yayınlanmıştı. İddiaya göre 1994 yılında öldürülen ANAP Kırıkkale Milletvekili Alparslan Pehlivanlı’nın ölümünden sorumlu tutulan ANAP Keskin İlçe Başkanı Metin Vural, Mesut Yılmaz’ın Abdullah Çatlı’dan rica etmesi üzerine polis hüviyetli şahıslarca alınarak, başına ateş etmek suretiyle öldürülmüştü. Bu iddia ile ilgili bir gelişme oldu mu bilmiyorum. Ancak pek şaşırmadım.

Babanın Sonu

Uğur Mumcu’nun kitaplarında adı sık-sık geçen “İbret Belgesi”nin baş aktörü ve MİT, asker ve polis destekli kaçakçı Yaşar Yamak’ın şansı ileriki günlerde pek iyi gitmedi. 22 TIR’ı ve 5 gemisi olan Topal Yaşar, Şubat 1989’da anlaşmazlığı olan Balıkçı Nimet Köseoğlu tarafından 7 kurşunla vuruldu ve felçli kaldı.

Eylül 2000’de kendisini terk eden karısı Nurgül’ü tehdit edince, oğlu ve 4 kişi ile birlikte, ruhsatsız silahlarla gözaltına alındı. Gözaltına alınan Yaşar Yamak, yürüyemediği için iki sivil polis tarafından taşındı.

Yaşar Yamak Mayıs 2006’da İstanbul Maltepe’de şoförü marketteyken silahlı bir saldırgan tarafından otomobilinde vurularak öldürüldü. Öldüğü zaman 69 yaşındaydı.

‘Mahkeme çağırırsa koşa koşa giderim’

12 Eylül davasının sanığı Kenan Evren, "Bayrak Harekât Planı’nı hazırlayana sormak lazım" diyerek dönemin komutanlarından Em. Orgeneral Necdet Üruğ'u işaret etmişti.

Star gazetesinde yayınlanan bir habere göre 92 yaşındaki Üruğ Paşa “Mahkeme çağırırsa o salona koşa koşa giderim, bildiklerimi anlatırım. Tabii yaşım itibariyle bazı şeyleri unutmuş olabilirim. Kontrgerillayı ve daha birçok konuyu anlatırım” demiş. Paşam acaba Yaşar Yamak’ı hatırlar mı?

NOT: Bulabildiğim film, Yamak gemisinin indirimi sırasında çekilen orijinal filmin son kısmı eksik olan 30 dakikalık bir kopyasıdır. Bu filmin örneği istendiği taktirde SON.TV’ye müracaat ederek alınabilir. Orijinal filmde ilave olarak konuşmaları takiben geminin suya indirilmesi, kemençe eşliğindeki horon tepen Karadeniz folklor ekibi ve misafirlerin kokteyl parti için hemen merasim sahasının yanındaki kapalı iki katlı binaya geçmeleri vardı. Kokteylde Dündar Kılıç, İdris Özbir (Kürt İdris) gibi "babalar" ve diğer misafirler gözüküyordu. Seyredeceğiniz film bazı ilaveler yapılmış ve kısaltılmış 15 dakikalık nüshasıdır.








FastCounter

 

Hit Counter

  Anadolu Türk İnterneti

 

Güncelleştirme : 19.07.2021 - 23:14